Antalya'da bir kişi, kuru sıkı tabancayla girdiği banka şubesinden 8 bin TL'yi alarak kaçtı.
Çağlayan Mahallesi Barınaklar Bulvarı'ndaki bir banka şubesine giren ve kimliği henüz belirlenemeyen 1 kişi, güvenlik görevlisini darp ederek etkisiz hale getirdikten sonra, yaklaşık 8 bin lirayı alarak kaçtı.Soygun sırasında kuru sıkı tabanca kullandığı belirtilen ve yaya olarak kaçan zanlının bulunması için arama çalışmalarına başlandı. Zanlının, yaraladığı bankanın güvenlik görevlisinin silahını alarak kaçtığı öğrenildi.
Antalya Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Müdürü Akif Ertuğ, gazetecilere yaptığı açıklamada, Çağlayan Mahallesi'nde bir bankanın Barınaklar Şubesine kredi talebinde bulunmak için gelen bir kişinin, yanında taşıdığı gaz tabancası ile vezneye yönelerek paraları istediğini söyledi.
Soyguncunun gişe görevlisinden aldığı yaklaşık 8 bin TL ile kaçmaya çalışırken, banka görevlisinin olaya müdahale ettiğini belirten Aktuğ, soyguncu ile banka güvenlik görevlisi arasında boğuşma yaşandığını ve zanlının üzerinde taşıdığı kuru sıkı tabanca ile güvenlik görevlisine ateş ederek yaraladığını kaydetti.
Aktuğ, zanlının, güvenlik görevlisi E.Ö'nün tabancasını da alarak kaçtığını ve mahalle aralarında kaybolduğunu bildirdi. Aktuğ, güvenlik görevlisinin yaralarının ciddi olmadığını bildirdi.
27 Nisan 2009 Pazartesi
Antalya'da banka soygunu: 1 yaralı
22 Nisan 2009 Çarşamba
Komutanlardan Güneydoğu'ya sürpriz ziyaret
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile beraberindeki komutanlar Şırnak'a sürpriz ziyarette bulundu.
Valilik önünde ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşladrın sevgi gösterisiyle karşılaşan Orgeneral Başbuğ, kente esnafı ziyaret ederek ekonomik durumlarını sorarken markette karşılaştığı ve Türkçe bilmeyen bir kadınla tercüman aracılığıyla sohbet etti.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, beraberinde 2'inci Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel ile bu sabah Şırnak'a geldi. Şırnak'ta 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Tahir Bekiroğlu tarafından karşılanan Orgeneral Başbuğ ve beraberindeki komutanlara bölgede terörle mücadelede yürütülen çalışmalar hakkında brifing verildi.
TÜRK BAYRAKLARIYLA SEVGİ GÖSTERİSİ
Orgeneral Başbuğ ve beraberindeki komutanlar daha sonra Vali Ali Yerlikaya'yı makamında ziyaret ziyaret etti. Basına kapalı yapılan ve 1 saat 20 dakika süren görüşmenin ardından komutanların ayrılması sırasında valilik önünde ellerinde Türk bayrakları bulunan yaklaşık 500 kişi komutanlara sevgi gösterilerinde bulundu. Kalabalığın arasına giren Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, vatandaşlarla sohbet edip, durumlarını sordu. Orgeneral Başbuğ kalabalık arasında bulunan eski DYP Şırnak eski Miletvekili Mehmet Tatar ile de bir süre sohbet etti.
KÜRTÇE 'HOŞGELDİNİZ" DEDİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ daha sonra valilik karşısında bulunan esnafı ziyaret etti. Orgeneral Başbuğ, girdiği bir markete karşılaştığı 60 yaşlarındaki bir kadına 'Nasılsınız?' diye sordu. Türkçe bilmeyen kadın Kürtçe olarak, "Sağolasın, hoşgeldiniz. Allah sizden razı olsun. Allah sizi başımızdan eksik etmesin" dedi. Kadının konuşması market sahibi Hamit Yıldız tarafından Orgeneral Başbuğ'a tercüme edildi. Orgeneral Başbuğ, kadına teşekkür ettikten sonra yan tarafta bulunan bir kebapçıya girdi. Orgeneral Başbuğ, işlerin nasıl olduğunu ve en fazla hangi kebabın satıldığını sorduğu işyeri sahibi, "Adana kebabını satıyoruz" karşılığını verip, kolonya ikramında bulundu. Otoparka giden Orgenenal Başbuğ, burada karşılaştığı bir sigortacı ile sohbet ederken, "En fazla sigorta hangi alanda yapılıyor?" diye sordu. Sigortacı, "Araç alanında yapıyoruz" karşılığını verirken, Buşbuğ, süre sohbet ettikten sonra daha sonra kendisine sevgi gösterisinde bulunan kalabalığı el sallayarak ayrıldı.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
Valilik önünde ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşladrın sevgi gösterisiyle karşılaşan Orgeneral Başbuğ, kente esnafı ziyaret ederek ekonomik durumlarını sorarken markette karşılaştığı ve Türkçe bilmeyen bir kadınla tercüman aracılığıyla sohbet etti.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, beraberinde 2'inci Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel ile bu sabah Şırnak'a geldi. Şırnak'ta 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Tahir Bekiroğlu tarafından karşılanan Orgeneral Başbuğ ve beraberindeki komutanlara bölgede terörle mücadelede yürütülen çalışmalar hakkında brifing verildi.
TÜRK BAYRAKLARIYLA SEVGİ GÖSTERİSİ
Orgeneral Başbuğ ve beraberindeki komutanlar daha sonra Vali Ali Yerlikaya'yı makamında ziyaret ziyaret etti. Basına kapalı yapılan ve 1 saat 20 dakika süren görüşmenin ardından komutanların ayrılması sırasında valilik önünde ellerinde Türk bayrakları bulunan yaklaşık 500 kişi komutanlara sevgi gösterilerinde bulundu. Kalabalığın arasına giren Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, vatandaşlarla sohbet edip, durumlarını sordu. Orgeneral Başbuğ kalabalık arasında bulunan eski DYP Şırnak eski Miletvekili Mehmet Tatar ile de bir süre sohbet etti.
KÜRTÇE 'HOŞGELDİNİZ" DEDİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ daha sonra valilik karşısında bulunan esnafı ziyaret etti. Orgeneral Başbuğ, girdiği bir markete karşılaştığı 60 yaşlarındaki bir kadına 'Nasılsınız?' diye sordu. Türkçe bilmeyen kadın Kürtçe olarak, "Sağolasın, hoşgeldiniz. Allah sizden razı olsun. Allah sizi başımızdan eksik etmesin" dedi. Kadının konuşması market sahibi Hamit Yıldız tarafından Orgeneral Başbuğ'a tercüme edildi. Orgeneral Başbuğ, kadına teşekkür ettikten sonra yan tarafta bulunan bir kebapçıya girdi. Orgeneral Başbuğ, işlerin nasıl olduğunu ve en fazla hangi kebabın satıldığını sorduğu işyeri sahibi, "Adana kebabını satıyoruz" karşılığını verip, kolonya ikramında bulundu. Otoparka giden Orgenenal Başbuğ, burada karşılaştığı bir sigortacı ile sohbet ederken, "En fazla sigorta hangi alanda yapılıyor?" diye sordu. Sigortacı, "Araç alanında yapıyoruz" karşılığını verirken, Buşbuğ, süre sohbet ettikten sonra daha sonra kendisine sevgi gösterisinde bulunan kalabalığı el sallayarak ayrıldı.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
21 Nisan 2009 Salı
Mehmet Akif’e saygımdan imzalamadım
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun Tacettin Dergáhı’na defnedilmesiyle ilgili kararnameyi imzalamadığını söyledi. Günay, Bakanlar Kurulu’nda sorun yaratan bu durum için "Duyarlılığım, Mehmet Akif Ersoy’a duyduğum derin saygının sonucudur" dedi.BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun Tacettin Dergáhı’nın bahçesine defnedilmesi için Bakanlar Kurulu’nda açılan kararnameyi, sadece Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın imzalamadığı ortaya çıktı. Yazıcıoğlu’nun, Bakanlar Kurulu kararı olmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan ve ünlü şair Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nı yazdığı Tacettin Dergáhı’nın bahçesine defnedilmesi Bakanlar Kurulu’nda sorun yarattı. Mezarın dergáhın bahçesinde kalabilmesi için açılan izin belgesini Günay’ın dışında tüm bakanlar imzaladı. Günay, bir gazetede "Ertuğrul Günay, Yazıcıoğlu’nun defin kararını neden imzalamadı?" başlığıyla önceki gün yayımlanan ve "Günay, Yazıcıoğlu’nun dergáha defnedilmesiyle ilgili kararnameyi imzalamamış" denilen kulis yazısına, olayı doğrulayan yönde bir açıklama yaptı.Vicdani yükümlülük Günay, "Bu konudaki duyarlılığım, Mehmet Akif Ersoy’a duyduğum derin saygının sonucudur" diyerek şunları kaydetti: "Taceddin Dergáhı adıyla bilinen tarihi alanın, İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy merhumun bir süre yaşadığı yer olması nedeniyle onun adıyla özdeşleşmiş, bu anlamda müstesna nitelik kazanmış bir mekandır. Böyle bir mekanın bu mahiyeti ile muhafazası hepimiz için milli bir sorumluluk ve Mehmet Akif Bey’in aziz hatırasına karşı vicdani bir yükümlülüktür. Taceddin Dergáhı ile ilgili duyarlılığım, sadece bu sorumluluğun gereği ve Akif’e duyduğum derin saygının sonucudur." Gerekirse karar çıkarırızGünay’ın imzası olmadığı için Yazıcıoğlu’nun Tacettin Dergáhı’nın bahçesine defnedilmesine ilişkin kararname tamamlanıp Resmi Gazete’de yayımlanamadı. Bakanlar Kurulu kararı çıkarılmadan defin gerçekleştirilmiş oldu. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de, dünkü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Yazıcıoğlu’nun defnedilmesiyle bir karar çıkıp çıkmadığı sorusu yöneltildi. Çiçek, "Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan bir karar alındı. En evvel olması gereken budur. Gerekiyorsa Bakanlar Kurulu kararı alınır. Defin yapılıp yapılmamasına karar verecek olan kuruldur. Öbürü siyasi bir meseledir, işlemi tamamlayan" dedi.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
20 Nisan 2009 Pazartesi
Haberal, yarın anjiyo olacak
"Ergenekon" soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra fenalaşarak hastaneye kaldırılan Prof. Dr. Mehmet Haberal, yarın anjiyo olacak. Sağlık durumu ciddiyetini koruyan Haberal, yoğun bakın servisinde tutuluyor
CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, "Ergenekon" soruşturması kapsamında tutuklandıktan rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yarın yarın anjiyo olacağını bildirdi. Hamzaçebi, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Kardiyoloji Enstitüsü Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavisi süren Prof. Dr. Haberal’a "geçmiş olsun" ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Hamzaçebi, Prof. Dr. Haberal’a yoğun bakımda 1-2 dakikalık çok kısa bir ziyarette bulunduğunu belirterek, bunun dostluk, dayanışma ve "geçmiş olsun" ziyareti olduğunu söyledi. Haberal’ın "yarın anjiyo olacağını" ifade ettiğini belirten Hamzaçebi, "Şu anda yoğun bakımda, sağlık durumu ciddi... Sonuçta ne olacağı anjiyo ile ortaya çıkacak" diye konuştu. Hamzaçebi, Mehmet Haberal gibi gözaltına alınan diğer rektörler ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan gibi Türkiye’nin modernleşmesi projesinde sembol sayılan isimlerin bu muameleye maruz kalmasının kendilerini derinden üzdüğünü belirterek şunları kaydetti: "Kamuoyuna inandırıcı deliller hiçbir zaman ortaya konulmamıştır. Kamuoyu daima şüphe ve tereddüt içerisindedir. Son operasyonla yapılan tutuklama ve gözaltılar hiçbir inandırıcılığı olmayan, hiçbir delile dayanmayan gözaltılar olarak toplumda değerlendirilmektedir. Umuyorum Türkiye’de hukuk, hakimler bu sorunun üstesinden gelecektir. Türkiye aydınlık günlere kavuşacaktır." Hamzaçebi, bir gazetecinin sorusu üzerine Haberal’ı moral olarak iyi bulduğunu, ancak sağlık durumunun ciddiyeti nedeniyle daha çok kendi sağlık durumuna yoğunlaşmış durumda olduğunu kaydetti. Akif Hamzaçebi’ye, açıklamasının ardından enstitü önünde bekleyen bazı vatandaşlar da Haberal’ın sağlık durumu ve morali hakkında sorular sordu.Doktorlar da Haberal'ın sağlık durumunun ciddi olduğunu ifade etti.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, "Ergenekon" soruşturması kapsamında tutuklandıktan rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yarın yarın anjiyo olacağını bildirdi. Hamzaçebi, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Kardiyoloji Enstitüsü Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavisi süren Prof. Dr. Haberal’a "geçmiş olsun" ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Hamzaçebi, Prof. Dr. Haberal’a yoğun bakımda 1-2 dakikalık çok kısa bir ziyarette bulunduğunu belirterek, bunun dostluk, dayanışma ve "geçmiş olsun" ziyareti olduğunu söyledi. Haberal’ın "yarın anjiyo olacağını" ifade ettiğini belirten Hamzaçebi, "Şu anda yoğun bakımda, sağlık durumu ciddi... Sonuçta ne olacağı anjiyo ile ortaya çıkacak" diye konuştu. Hamzaçebi, Mehmet Haberal gibi gözaltına alınan diğer rektörler ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan gibi Türkiye’nin modernleşmesi projesinde sembol sayılan isimlerin bu muameleye maruz kalmasının kendilerini derinden üzdüğünü belirterek şunları kaydetti: "Kamuoyuna inandırıcı deliller hiçbir zaman ortaya konulmamıştır. Kamuoyu daima şüphe ve tereddüt içerisindedir. Son operasyonla yapılan tutuklama ve gözaltılar hiçbir inandırıcılığı olmayan, hiçbir delile dayanmayan gözaltılar olarak toplumda değerlendirilmektedir. Umuyorum Türkiye’de hukuk, hakimler bu sorunun üstesinden gelecektir. Türkiye aydınlık günlere kavuşacaktır." Hamzaçebi, bir gazetecinin sorusu üzerine Haberal’ı moral olarak iyi bulduğunu, ancak sağlık durumunun ciddiyeti nedeniyle daha çok kendi sağlık durumuna yoğunlaşmış durumda olduğunu kaydetti. Akif Hamzaçebi’ye, açıklamasının ardından enstitü önünde bekleyen bazı vatandaşlar da Haberal’ın sağlık durumu ve morali hakkında sorular sordu.Doktorlar da Haberal'ın sağlık durumunun ciddi olduğunu ifade etti.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
17 Nisan 2009 Cuma
TSK'dan Atatürk'ün el yazısıyla yanıt
Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un İstanbul'daki konuşmasında yer verdiği, Atatürk'ün “Türk Milleti” tanımına ilişkin yorumlar hakkında, “Bu tanımdan 'Türkiyelilik' gibi tanımlara ulaşılabileceğini düşünmek ve bu şekilde değerlendirmeler yapmanın konuyu saptırmak anlamına geleceği” belirtildi.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, Prof. Dr. Afet İnan'ın “Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları” kitabında Atatürk'ün kendi el yazısıyla ifade ettiği “Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımına yer verildi.Bilgi notunda şunlar kaydedildi:“Türk milleti tanımını Mustafa Kemal Atatürk kendi el yazısı ile yazmıştır. Bu tanım, Prof. Dr. Afet İnan tarafından yazılan 'Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları' kitabının ilk sayfasında da yer almaktadır.Tanımın ana amacı 'Türk milleti' tanımının yapılması ve bu tanımın, kavramın etnik ve dini temellere dayanmadığının açıkça ifade edilmesidir. Tanım içindeki 'Türkiye Halkı' terimi de Atatürk tarafından bu nedenle kullanılmıştır. Bu tanımdan 'Türkiyelilik' gibi tanımlara ulaşılabileceğini düşünmek ve bu şekilde değerlendirmeler yapmak; hem Atatürk'ün 'Türk Milleti' tanımını niçin yaptığını hem de 'ulus devlet' kavramının ne anlama geldiğini anlayamamak ve konuyu saptırmak demektir. Ulus-devlet yapısı içinde, bu şekildeki düşüncelerin yeri olamaz.”
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, Prof. Dr. Afet İnan'ın “Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları” kitabında Atatürk'ün kendi el yazısıyla ifade ettiği “Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımına yer verildi.Bilgi notunda şunlar kaydedildi:“Türk milleti tanımını Mustafa Kemal Atatürk kendi el yazısı ile yazmıştır. Bu tanım, Prof. Dr. Afet İnan tarafından yazılan 'Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları' kitabının ilk sayfasında da yer almaktadır.Tanımın ana amacı 'Türk milleti' tanımının yapılması ve bu tanımın, kavramın etnik ve dini temellere dayanmadığının açıkça ifade edilmesidir. Tanım içindeki 'Türkiye Halkı' terimi de Atatürk tarafından bu nedenle kullanılmıştır. Bu tanımdan 'Türkiyelilik' gibi tanımlara ulaşılabileceğini düşünmek ve bu şekilde değerlendirmeler yapmak; hem Atatürk'ün 'Türk Milleti' tanımını niçin yaptığını hem de 'ulus devlet' kavramının ne anlama geldiğini anlayamamak ve konuyu saptırmak demektir. Ulus-devlet yapısı içinde, bu şekildeki düşüncelerin yeri olamaz.”
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
Kemal Açıkgöz: Aziz Yıldırım onursal başkan olsun
Fenerbahçe Kulübü'nün Mayıs ayında yapılacak seçimli olağan genel kurul toplantısı için başkan adaylığını daha önce açıklayan Kemal Açıkgöz, mevcut başkan Aziz Yıldırım'a onursal başkanlık önerdi.
Açıkgöz, olaylı Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası sarı-lacivertli futbolcuların aldığı cezalarla, Aziz Yıldırım'ın başkanlığı konusunda değerlendirme yaptı.
Yıldırım'ın genel kurulda yeniden aday olmaması gerektiğini savunan Açıkgöz, “Mayıs ayında yapılacak kongrede başkan Aziz Yıldırım yönetimden çekilmeli ve yeni bir yönetimle Fenerbahçe'ye taze kan verilmelidir. 11 yıl başkan olan Sayın Aziz Yıldırım'ın hizmetlerine teşekkür edip, onursal başkan olmasını öneriyorum” diye konuştu.
Derbi maçtaki olayların Türk futboluna bir leke sürdüğünü, futbolculara verilen cezaların az olduğunu savunan Kemal Açıkgöz, şunları kaydetti: “Dünyanın sayılı derbilerinden olan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde futbolcular, futbolun bir spor olduğunu, yenmek veya yenilmenin normal olduğunu unuttular. Bana göre PFDK'nın verdiği cezalar azdır. Yılda milyon dolarlar alan futbolcular para cezasına çarptırılmalıdır. Kulüp yöneticilerinin agresif tutumları futbolcuları adeta tahrik etmektedir. Kaleci Volkan Demirel'in hareketini kasıklarının ağrımasıyla bir tutmak büyük bir yanılgıdır. Fenerbahçe lig şampiyonluğundan büyük ölçüde uzaklaşmıştır. Sezon başında yapılan yanlış transferler bu durumu ortaya çıkarmıştır.”
Kemal Açıkgöz, 13 Ekim 2008 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, genel kurulda başkan adayı olduğunu açıklamıştı.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
Açıkgöz, olaylı Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası sarı-lacivertli futbolcuların aldığı cezalarla, Aziz Yıldırım'ın başkanlığı konusunda değerlendirme yaptı.
Yıldırım'ın genel kurulda yeniden aday olmaması gerektiğini savunan Açıkgöz, “Mayıs ayında yapılacak kongrede başkan Aziz Yıldırım yönetimden çekilmeli ve yeni bir yönetimle Fenerbahçe'ye taze kan verilmelidir. 11 yıl başkan olan Sayın Aziz Yıldırım'ın hizmetlerine teşekkür edip, onursal başkan olmasını öneriyorum” diye konuştu.
Derbi maçtaki olayların Türk futboluna bir leke sürdüğünü, futbolculara verilen cezaların az olduğunu savunan Kemal Açıkgöz, şunları kaydetti: “Dünyanın sayılı derbilerinden olan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde futbolcular, futbolun bir spor olduğunu, yenmek veya yenilmenin normal olduğunu unuttular. Bana göre PFDK'nın verdiği cezalar azdır. Yılda milyon dolarlar alan futbolcular para cezasına çarptırılmalıdır. Kulüp yöneticilerinin agresif tutumları futbolcuları adeta tahrik etmektedir. Kaleci Volkan Demirel'in hareketini kasıklarının ağrımasıyla bir tutmak büyük bir yanılgıdır. Fenerbahçe lig şampiyonluğundan büyük ölçüde uzaklaşmıştır. Sezon başında yapılan yanlış transferler bu durumu ortaya çıkarmıştır.”
Kemal Açıkgöz, 13 Ekim 2008 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, genel kurulda başkan adayı olduğunu açıklamıştı.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
16 Nisan 2009 Perşembe
Tarkan'dan "Hasankeyf" ziyareti
Sanatçı Tarkan ve Doğa Derneği yetkilileri, Hasankeyf'e sahip çıkılması konusunda destek istemek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ı makamında ziyaret etti.
Tarkan, Doğa Derneği Genel Müdürü Bahtiyar Kurt, Doğa Derneği Başkanı Güven Eken ve dernek üyelerinden oluşan heyet, Günay'a derneğin bazı kitaplarını, Tarkan'ın Orhan Gencebay ile Doğa Derneği için yaptığı CD ve üzerinde ''Hasankeyf Yok Olmasın'' yazılı bir tişört armağan etti.
Basın mensuplarının tişörtü kameralara göstermesi isteği üzerine, Günay, ''Bana pankart açtırmayın şimdi'' diye espri yaptı. Günay, daha sonra Bakanlığın bazı kitapları ile ''Mevlana'' adlı prestij eseri armağan etti.
Günay, basın mensuplarıyla sohbet ederken, bir gazetecinin, ''Muhtemel bir kabine değişikliği gündemde. Sizin kendinizle ilgili olarak kaygınız var mı? Kamuoyundaki söylentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, önce, gülerek ''İnşallah, tatile çıkarız yani...'' diye espiriyle karşılık verdi.
Bakan Günay, ''Menderes Türel ismi geçiyor Turizm Bakanlığı için'' denilmesi üzerine de, ''Çok sevinirim, güzel bir haber. Çok sevdiğim arkadaşlar benim'' karşılığını verdi.
-''ESPİRİ OLARAK SÖYLÜYORUM''-
Ertuğrul Günay, aynı gazetecinin, ''(Tatile çıkarım inşallah) dediniz. Böyle bir beklenti hakim mi?'' sorusu üzerine de, ''Böyle bir dileğim var'' diye konuştu. Günay, ''kendisini yorgun hissedip hissetmediği'' soru üzerine, şunları söyledi:
''Çok iş yapınca zaman zaman insan böyle şeyler hisseder. Ben espri olarak söylüyorum. Tamamen bizim dışımızda. Bir görev yapıyoruz. Bu görev elbette belli bir nöbet sırasıyla taşınacaktır. İki yıla yakın ben bunu yapıyorum. Başka arkadaşlarımız da var, benzer sürelerde yapıyorlar. Sayın Başbakan bir çalışma yapıyor. Sayın Başbakan'ın yaptığı çalışmaya göre herkes nöbetini ya sürdürecek ya da değiştirecek. Bunlar bizim bugünkü gündemimizin dışında konular.''
-''ORTAK HEDEFTE BULUŞACAĞIZ''-
Günay, Hasankeyf'e ilişkin soru üzerine de, doğayı, tarihi korumanın yakından ilgili bulundukları bir alan olduğunu belirterek, ''Bu yolda yapılan tüm çalışmalara müteşekkirim gerçekten. Her yerde söylüyorum, Kültür ve Turizm Bakanı olmanın ötesinde, kendimi ben de çevreci, çevre dostu olarak hep nitelendiriyorum'' dedi.
Bu duyarlılığı paylaştığını, ancak konunun başka yönlerinin de bulunduğunu ifade eden Günay, bu konuyla ilgili kararı da bilimin vereceğini söyledi. ''Türkiye'nin gelişme, kalkınma sorunları bulunduğunu'' anlatan Günay, ''Bir ortak akılla bir çıkış yolu hep beraber bulmaya çalışacağız'' diye konuştu.
''Ortak bir akılla Türkiye hem gelişmesini sağlayacak hem de doğasını, tarihini, toprağını koruyacak'' diyen Günay, ''Bakış açılarımız, arayışlarımız, duyarlılıklarımız arasında bir farklılık olduğunu düşünmüyorum ama yol, çıkış nereye varır, bizim dışımızda da birimler var. Herkesin ortak görüşüne bir ölçüde saygı göstermek zorundayız'' görüşünü aktardı.
Türkiye'de 9 kültürel varlığın UNESCO'nun dünya mirası listesinde bulunduğunu anımsatan Günay, son zamanlarda yapılan 5 alanın daha Dünya Mirası Geçici Listesi'ne katıldığını kaydetti. Günay'ın, bunların Aphrodisias, Sagalassos, Çatalhöyük, Perge ve Antik Likya kenti olduğunu belirtmesi üzerine Tarkan da, ''Ve Hasankeyf'' dedi. Bakan Günay da Tarkan'ın bu sözleri üzerine, ''Ve Hasankeyf, dilerim, dilerim...'' karşılığını verdi.
Tarkan da Hasankeyf'i ziyaret ettiğini ve tarihi kentten çok etkilendiğini dile getirerek, ''Hasankeyf'in, UNESCO'nun kültürel ve doğal miras kriterlerinin 9'una uyduğunu öğrenince bu görüşmeyi düşündüm. Burası için elimizden gelen ne varsa görüşelim istedim. Bakalım, inşallah iyi sonuçlar alacağız. Hasankeyf'i mutlaka kurtaracağız'' dedi.
Bakan Günay da, ''Hasankeyf, mutlaka kurtulacaktır, bugün veya bir vadede... Ben buna inanıyorum. Türkiye'de hiçbir tarihsel varlığı, doğal zenginliği ziyan etme lüksümüz yok. Türkiye, bize insanlığın armağanı, mirası. Biz bunu geleceğe aynı zenginliği ve güzelliğiyle taşımak zorundayız'' diye konuştu.
Tarkan'ın, ''Sizin Hasankeyf'i ziyaret etme şansınız oldu mu?'' sorusuna, Günay, ''Defalarca, defalarca...'' yanıtını verdi.
Ertuğrul Günay'ın, ören yerlerini sık sık ziyaret ettiğini ve yıllardır bunu tekrarladığını belirtmesi üzerine de Tarkan, ''Haftaya gidiyoruz, buyurun bizimle gelin Bakanım'' sözleriyle Günay'ı Hasankeyf'e davet etti.
-TARKAN'A ÇALIŞANLARDAN BÜYÜK İLGİ-
Tarkan'ın ziyareti sırasında, iki bakanlık çalışanı Günay'ın makamına gelerek çocukları için sanatçıya fotoğraf imzalattı. Görüşmenin sürdüğü sırada da Bakanlık koridorlarında Tarkan'ı bekleyen çalışanlar, yoğun bir heyecan yaşadılar.
Tarkan, görüşmeden ayrılırken, gazetecilere yaptığı açıklamada, baraj projesiyle ilgili sıkıntılarının olduğunu belirterek, ''Ben şahsi olarak böyle bir barajın yapılmasını pek istemiyorum. Çünkü Hasankeyf, kültürel değer, doğal miras anlamında çok değerli bir yer'' dedi.
Sanatçı Tarkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hasankeyf, UNESCO'nun 10 kriterinden 9'unu tamamladı. Mısır'daki piramitler 10 kriterden 3'ünü, Çin Seddi 5'ini, Kapadokya 4'ünü ve Hasankeyf'in 9 kriterle bunu tamamlamış olması bizi etkiledi. Ulusal bir değer olması gereken, bir yerken sular altında kalacak olması beni üzüyor, hepimizi üzüyor. Aslında çok da agresif bir tavırla gelmedik buraya. zaten toplantı da çok olumlu, güzel geçti.''
Bakan Günay'ın kendilerine elinden gelen her türlü desteği vereceğini ilettiğini anlatan Tarkan, ''Karşılık da ben de bu ülkenin bu ülkenin turizm elçisi olarak onlara destek vereceğimi söyledim. İnşallah Hasankeyf'i kurtaracağız ve Hasankeyf yok olmayacak. Doğal yaşam da korunmuş olacak.'' dedi.
''Ben, ayrıca oradaki tarihi eserlerin taşınması fikrine de sıcak bakmıyorum. Çünkü oraya ait her şey ne varsa, aynı tatta olacağına inanmıyorum'' diyen Tarkan, ''Her şey mümkün inanırsan'' sözlerinin ardından ''Uyan, Uyan'' adlı şarkısından bir bölüm söyledi.
Tarkan, Bakan Günay'dan Hasankeyf'e geleceği sözünü alıp almadığının sorulması üzerine de şu karşılığı verdi:
''Vermedi sözünü ama her türlü desteği, elinden geleni yapacağına söz verdi. Onun da tabii anlıyorum karşılaştığı zorlukları, bu konuyla ilgili çünkü arkasında bir yığın başka şeyler dönüyor. Biz sadece başka şeyler için geldik buraya. Bir savaş açmak için değil, çok pozitif tavırlarla geldik ve çok da hoş ayrılıyoruz. Çünkü bize destek olacağını söyledi. Yanımızda olacağını söyledi. İnşallah Hasankeyf'i kurtaracağız, hep birlikte...''
Tarkan, Hasankeyf'in kurtarılması talebini içeren tişörtü kameralara göstermesinin istenmesi üzerine de gülerek, ''Cee yapayım o zaman'' diyerek poz verdi. Ünlü şarkıcı, Bakanlıktan ayrılırken de bazı çalışanlarla fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı.
Görüşmede, Doğa Derneği tarafından hazırlanan Hasankeyf'e ilişkin rapor da Bakan Günay'a sunuldu.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
Tarkan, Doğa Derneği Genel Müdürü Bahtiyar Kurt, Doğa Derneği Başkanı Güven Eken ve dernek üyelerinden oluşan heyet, Günay'a derneğin bazı kitaplarını, Tarkan'ın Orhan Gencebay ile Doğa Derneği için yaptığı CD ve üzerinde ''Hasankeyf Yok Olmasın'' yazılı bir tişört armağan etti.
Basın mensuplarının tişörtü kameralara göstermesi isteği üzerine, Günay, ''Bana pankart açtırmayın şimdi'' diye espri yaptı. Günay, daha sonra Bakanlığın bazı kitapları ile ''Mevlana'' adlı prestij eseri armağan etti.
Günay, basın mensuplarıyla sohbet ederken, bir gazetecinin, ''Muhtemel bir kabine değişikliği gündemde. Sizin kendinizle ilgili olarak kaygınız var mı? Kamuoyundaki söylentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, önce, gülerek ''İnşallah, tatile çıkarız yani...'' diye espiriyle karşılık verdi.
Bakan Günay, ''Menderes Türel ismi geçiyor Turizm Bakanlığı için'' denilmesi üzerine de, ''Çok sevinirim, güzel bir haber. Çok sevdiğim arkadaşlar benim'' karşılığını verdi.
-''ESPİRİ OLARAK SÖYLÜYORUM''-
Ertuğrul Günay, aynı gazetecinin, ''(Tatile çıkarım inşallah) dediniz. Böyle bir beklenti hakim mi?'' sorusu üzerine de, ''Böyle bir dileğim var'' diye konuştu. Günay, ''kendisini yorgun hissedip hissetmediği'' soru üzerine, şunları söyledi:
''Çok iş yapınca zaman zaman insan böyle şeyler hisseder. Ben espri olarak söylüyorum. Tamamen bizim dışımızda. Bir görev yapıyoruz. Bu görev elbette belli bir nöbet sırasıyla taşınacaktır. İki yıla yakın ben bunu yapıyorum. Başka arkadaşlarımız da var, benzer sürelerde yapıyorlar. Sayın Başbakan bir çalışma yapıyor. Sayın Başbakan'ın yaptığı çalışmaya göre herkes nöbetini ya sürdürecek ya da değiştirecek. Bunlar bizim bugünkü gündemimizin dışında konular.''
-''ORTAK HEDEFTE BULUŞACAĞIZ''-
Günay, Hasankeyf'e ilişkin soru üzerine de, doğayı, tarihi korumanın yakından ilgili bulundukları bir alan olduğunu belirterek, ''Bu yolda yapılan tüm çalışmalara müteşekkirim gerçekten. Her yerde söylüyorum, Kültür ve Turizm Bakanı olmanın ötesinde, kendimi ben de çevreci, çevre dostu olarak hep nitelendiriyorum'' dedi.
Bu duyarlılığı paylaştığını, ancak konunun başka yönlerinin de bulunduğunu ifade eden Günay, bu konuyla ilgili kararı da bilimin vereceğini söyledi. ''Türkiye'nin gelişme, kalkınma sorunları bulunduğunu'' anlatan Günay, ''Bir ortak akılla bir çıkış yolu hep beraber bulmaya çalışacağız'' diye konuştu.
''Ortak bir akılla Türkiye hem gelişmesini sağlayacak hem de doğasını, tarihini, toprağını koruyacak'' diyen Günay, ''Bakış açılarımız, arayışlarımız, duyarlılıklarımız arasında bir farklılık olduğunu düşünmüyorum ama yol, çıkış nereye varır, bizim dışımızda da birimler var. Herkesin ortak görüşüne bir ölçüde saygı göstermek zorundayız'' görüşünü aktardı.
Türkiye'de 9 kültürel varlığın UNESCO'nun dünya mirası listesinde bulunduğunu anımsatan Günay, son zamanlarda yapılan 5 alanın daha Dünya Mirası Geçici Listesi'ne katıldığını kaydetti. Günay'ın, bunların Aphrodisias, Sagalassos, Çatalhöyük, Perge ve Antik Likya kenti olduğunu belirtmesi üzerine Tarkan da, ''Ve Hasankeyf'' dedi. Bakan Günay da Tarkan'ın bu sözleri üzerine, ''Ve Hasankeyf, dilerim, dilerim...'' karşılığını verdi.
Tarkan da Hasankeyf'i ziyaret ettiğini ve tarihi kentten çok etkilendiğini dile getirerek, ''Hasankeyf'in, UNESCO'nun kültürel ve doğal miras kriterlerinin 9'una uyduğunu öğrenince bu görüşmeyi düşündüm. Burası için elimizden gelen ne varsa görüşelim istedim. Bakalım, inşallah iyi sonuçlar alacağız. Hasankeyf'i mutlaka kurtaracağız'' dedi.
Bakan Günay da, ''Hasankeyf, mutlaka kurtulacaktır, bugün veya bir vadede... Ben buna inanıyorum. Türkiye'de hiçbir tarihsel varlığı, doğal zenginliği ziyan etme lüksümüz yok. Türkiye, bize insanlığın armağanı, mirası. Biz bunu geleceğe aynı zenginliği ve güzelliğiyle taşımak zorundayız'' diye konuştu.
Tarkan'ın, ''Sizin Hasankeyf'i ziyaret etme şansınız oldu mu?'' sorusuna, Günay, ''Defalarca, defalarca...'' yanıtını verdi.
Ertuğrul Günay'ın, ören yerlerini sık sık ziyaret ettiğini ve yıllardır bunu tekrarladığını belirtmesi üzerine de Tarkan, ''Haftaya gidiyoruz, buyurun bizimle gelin Bakanım'' sözleriyle Günay'ı Hasankeyf'e davet etti.
-TARKAN'A ÇALIŞANLARDAN BÜYÜK İLGİ-
Tarkan'ın ziyareti sırasında, iki bakanlık çalışanı Günay'ın makamına gelerek çocukları için sanatçıya fotoğraf imzalattı. Görüşmenin sürdüğü sırada da Bakanlık koridorlarında Tarkan'ı bekleyen çalışanlar, yoğun bir heyecan yaşadılar.
Tarkan, görüşmeden ayrılırken, gazetecilere yaptığı açıklamada, baraj projesiyle ilgili sıkıntılarının olduğunu belirterek, ''Ben şahsi olarak böyle bir barajın yapılmasını pek istemiyorum. Çünkü Hasankeyf, kültürel değer, doğal miras anlamında çok değerli bir yer'' dedi.
Sanatçı Tarkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hasankeyf, UNESCO'nun 10 kriterinden 9'unu tamamladı. Mısır'daki piramitler 10 kriterden 3'ünü, Çin Seddi 5'ini, Kapadokya 4'ünü ve Hasankeyf'in 9 kriterle bunu tamamlamış olması bizi etkiledi. Ulusal bir değer olması gereken, bir yerken sular altında kalacak olması beni üzüyor, hepimizi üzüyor. Aslında çok da agresif bir tavırla gelmedik buraya. zaten toplantı da çok olumlu, güzel geçti.''
Bakan Günay'ın kendilerine elinden gelen her türlü desteği vereceğini ilettiğini anlatan Tarkan, ''Karşılık da ben de bu ülkenin bu ülkenin turizm elçisi olarak onlara destek vereceğimi söyledim. İnşallah Hasankeyf'i kurtaracağız ve Hasankeyf yok olmayacak. Doğal yaşam da korunmuş olacak.'' dedi.
''Ben, ayrıca oradaki tarihi eserlerin taşınması fikrine de sıcak bakmıyorum. Çünkü oraya ait her şey ne varsa, aynı tatta olacağına inanmıyorum'' diyen Tarkan, ''Her şey mümkün inanırsan'' sözlerinin ardından ''Uyan, Uyan'' adlı şarkısından bir bölüm söyledi.
Tarkan, Bakan Günay'dan Hasankeyf'e geleceği sözünü alıp almadığının sorulması üzerine de şu karşılığı verdi:
''Vermedi sözünü ama her türlü desteği, elinden geleni yapacağına söz verdi. Onun da tabii anlıyorum karşılaştığı zorlukları, bu konuyla ilgili çünkü arkasında bir yığın başka şeyler dönüyor. Biz sadece başka şeyler için geldik buraya. Bir savaş açmak için değil, çok pozitif tavırlarla geldik ve çok da hoş ayrılıyoruz. Çünkü bize destek olacağını söyledi. Yanımızda olacağını söyledi. İnşallah Hasankeyf'i kurtaracağız, hep birlikte...''
Tarkan, Hasankeyf'in kurtarılması talebini içeren tişörtü kameralara göstermesinin istenmesi üzerine de gülerek, ''Cee yapayım o zaman'' diyerek poz verdi. Ünlü şarkıcı, Bakanlıktan ayrılırken de bazı çalışanlarla fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı.
Görüşmede, Doğa Derneği tarafından hazırlanan Hasankeyf'e ilişkin rapor da Bakan Günay'a sunuldu.
Ayda 5.000$ Kazanmak İstermisiniz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)